17 Mayıs 2013 Cuma

FIRSAT KOLLAMAK





Vakit geldi, vakit yaklaştı

Hâne

حَانَ

(Bir şeyin zamanını, fırsatını) bekledi, kolladı

Tehayyene

تَحَيَّنَ

Fırsat

El-fursa

اَلْفُرْصَة

Fırsatlar

El-furas

اَلْفُرَص



Fırsat bekledi, fırsat kolladı

Tehayyene’l-fursa

تَحَيَّنَ الْفُرْصَةَ

Fırsatları bekledi, fırsatları kolladı

Tehayyene’l-furas

تَحَيَّنَ الْفُرَصَ


“Fırsat” kelimesi çoğul olarak da kullanılabiliyor.


أَتَحَيَّنُ  الْفُرَصَ

Etehayyenu’l-furas

Fırsatları kolluyorum.




Bu deyimin geçtiği videoyu izlemek için tıklayın:


Bu ifade, videonun 0:33. saniyesinde geçiyor.



كَانَ  يَتَحَيَّنُ  الْفُرْصَةَ  لِإِيذائِهِمْ

Kâne yetehayyenu’l-fursate li îzâihim.

Onlara eziyet etmek için fırsat kolluyordu.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder