29 Mayıs 2012 Salı

KATMAK - KATTI / EKLEMEK - EKLEDİ اَضَافَ edafe fiilinin mazi muzari ve emir çekimi


Mazi çekimi :


هُمْ أَضَافُـوا  3
(Hum edâfû)

Onlar kattılar
Onlar eklediler
(erkek)

هُمَا أَضَافَـا  2
(Humâ edâfâ)

İkisi kattı
İkisi ekledi
(erkek)

هُوَ أَضَافَ  1
(Huve edâfe)

O kattı
O ekledi
(erkek)

هُنَّ أَضَفْـنَ  6
(Hunne edafne)

Onlar kattılar
Onlar eklediler
(bayan)

هُمَا أَضَافَـتَا  5
(Humâ edâfetâ)

İkisi kattı
İkisi ekledi
(bayan)

هِيَ أَضَافَـتْ  4
(Hiye edâfet)

O kattı
O ekledi
(bayan)

أَنْتُمْ أَضَفْـتُمْ   9
(Entum edaftum)

Siz kattınız
Siz eklediniz
(erkek)

أَنْتُمَا أَضَفْـتُمَا  8
(Entumâ edaftumâ)

İkiniz kattınız
İkiniz eklediniz
(erkek)

أَنْتَ أَضَفْـتَ  7
(Ente edafte)

Sen kattın
Sen ekledin
(erkek)

أَنْتُنَّ أَضَفْـتُنَّ  12
(Entunne edaftunne)

Siz kattınız
Siz eklediniz
(bayan)

أَنْتُمَا أَضَفْـتُمَا  11
(Entumâ edaftumâ)

İkiniz kattınız
İkiniz eklediniz
(bayan)

أَنْتِ أَضَفْـتِ  10
(Enti edafti)

Sen kattın
Sen ekledin
(bayan)

نَحْنُ أَضَفْـنَا  15
(Nahnu edafnâ)

Biz kattık
Biz ekledik

نَحْنُ أَضَفْـنَا  14
(Nahnu edafnâ)

İkimiz kattık
İkimiz ekledik

أَنَا أَضَفْـتُ  13
(Ene edaftu)

Ben kattım
Ben ekledim



Muzari çekimi:



هُمْ يُضِيفُونَ  3
(Hum yudîfûne)

Onlar katıyorlar (erkek)

هُمَا يُضِيفَانِ  2
(Humâ yudîfâni)

İkisi katıyor (erkek)

هُوَ يُضِيفُ  1
(Huve yudîfu)

 O katıyor (erkek)



Gâib
(erkek)

هُنَّ يُضِفْنَ  6
(Hunne yudifne)

Onlar katıyorlar (bayan)

هُمَا تُضِيفَانِ  5
(Humâ tudîfâni)

 İkisi katıyor (bayan)

هِيَ تُضِيفُ  4
(Hiye tudîfu)

O katıyor (bayan)


Gâibe
(bayan)

أَنْتُمْ تُضِيفُونَ   9
(Entum tudîfûne)

Siz katıyorsunuz (erkek)

أَنْتُمَا تُضِيفَانِ  8
(Entumâ tudîfâni)

İkiniz katıyorsunuz (erkek)

أَنْتَ تُضِيفُ  7
(Ente  tudîfu)

Sen katıyorsun (erkek)



Muhatab (erkek)

أَنْتُنَّ تُضِفْنَ  12
(Entunne tudifne)

Siz katıyorsunuz (bayan)

أَنْتُمَا تُضِيفَانِ  11
(Entumâ tudîfâni)

İkiniz katıyorsunuz (bayan)

أَنْتِ تُضِيفِينَ  10
(Enti tudîfîne)

Sen katıyorsun (bayan)


Muhataba (bayan)

نَحْنُ نُضِيفُ  15
(Nahnu nudîfu)

Biz katıyoruz

نَحْنُ نُضِيفُ  14
(Nahnu nudîfu)

İkimiz katıyoruz

أَنَا أُضِيفُ  13
(Ene udîfu)

Ben katıyorum


Nefsi mütekellim





KATTI  - EKLEDİ اَضَافَ fiilinin emir çekimi :



أَنْتُمْ أَضِيفُوا   9
(Entum edîfû)

Siz katın (erkek)

أَنْتُمَا أَضِيفَا  8
(Entumâ edîfâ)

İkiniz katın (erkek)

أَنْتَ  أَضِفْ  7
(Ente  edif)

Sen kat (erkek)



Muhatab (erkek)

أَنْتُنَّ أَضِفْنَ  12
(Entunne edifne)

Siz katın (bayan)

أَنْتُمَا أَضِيفَا  11
(Entumâ edîfâ)

İkiniz katın (bayan)

أَنْتِ أَضِيفِي  10
(Enti edîfî)

Sen kat (bayan)


Muhataba (bayan)



 (ÇOK ŞEY KATTI) kalıbı:


اَضَافَ   ل ........الْكَثِيرَ

Edâfe    li……el-kesîr.

…-ya çok şey kattı. (Çok şey kazandırdı)

( ل :lam ) harfinin sonuna kişiler için uygun olan zamir eklenir. Lam harfine zamir eklenirse (le) olarak okunur, lam’dan sonra özel isim gelirse  (li) olarak okunur.

  لَهُ  (lehu: ona)  
 لِعَلِيٍّ (li Ali: Ali’ye)


Bana


لِي

Bize

Lenâ

لَنَا

Sana (karşımızdaki erkeğe söylenir)

Leke

لَكَ

Sana (karşımızdaki bayana söylenir)

Leki

لَكِ

Ona (bir erkekten bahsederken kullanılır)

Lehû

لَهُ

Ona (bir bayandan bahsederken kullanılır)

Lehâ

لَهَا

Size (karşımızdaki erkekler için kullanılır)

Lekum

لَكُمْ

Size (karşımızdaki bayanlar için kullanılır)

Lekunne

لَكُنَّ


Kalıpta geçen kelimeler:


Ekledi, kattı

Edâfe

أَضَافَ

Ekliyor, katıyor

Yudîfu

يُضِيفُ

Eklemek, katmak

İdâfet

اِضَافَة

-e, …için

Li

لِ

Çok

El-kesîr

اَلْكَثِير


Örnek cümleler:
1.

أَتَوَقَّعُ  أَنْ  تُضِيفَ تِلْكَ الْخُطْوَةُ  لَهُ  الْكَثِيرَ .

Etevakkağu en tudîfe tilke’l-hutvetu lehu’l-kesîra.

O adımın (o gayretin)  ona çok şey katmasını umuyorum.



Umuyorum

Etevakkağu

أَتَوَقَّعُ

-masını

En

أَنْ

Ekliyor, katıyor

Tudîfu

تُضِيفُ

Eklemesini, katmasını

En tudîfe

أَنْ  تُضِيفَ

O, şu

Tilke

تِلْكَ  

Adım, çaba, gayret

El-hutve

الْخُطْوَةُ

Ona

Lehû

لَهُ

Çok

El-kesîr

الْكَثِير


2.

أَضَافَ  لِي الْكَثِيرَ  مِنَ الْخِبْرَةِ .

Edâfe lî el-kesîr mine’l-hibrati.

Bana çok tecrübe kattı.



-den, -dan

Min

مِنْ

Deneyim, tecrübe

El-hibra

الْخِبْرَة


3.

هَذِهِ الْجَائِزَةُ  أَضَافَتْ لِي الْكَثِيرَ.

Hâzihi’l-câize edâfet lî el-kesîr.

Bu ödül bana çok şey kattı.



Ödül

El-câize

الْجَائِزَةُ

  
4.

هَذَا سَيُضِيفُ  لِي الْكَثِيرَ .

Hâzâ se yudîfu lî el-kesîr.

Bu bana çok şey katacak.



Bu

Hâzâ

هَذَا

Katacak

Se yudîfu

سَيُضِيفُ


5.

هَذَا الْعَمَلُ  كَانَ سَيُضِيفُ لِي الْكَثِيرَ وَلَكِنْ لِلْأَسَفِ  لَمْ أُشَارِكْ فِيهِ  بِسَبَبِ

الْاِخْتِلَافِ عَلَى الْأَجْرِ الْمَادِّيِّ.

Hâza’l-amelu kâne se yudîfu lî el-kesîr, velâkin li’l-esefi lem uşârik fîhi bi sebebi’l-ihtilâfi ale’l-ecri’l-maddiyyi.

Bu iş ( bu filmde rol almak) bana çok şey katacaktı ama maalesef ücret konusundaki anlaşmazlık sebebiyle katılmadım.



Bu

Hâzâ

هَذَا  

İş

El-amel

الْعَمَلُ

Katacaktı

Kâne seyudîfu

كَانَ سَيُضِيفُ

Bana


لِي

Çok

El-kesîr

الْكَثِير

Ama

Velâkin

وَلَكِنْ

Maalesef

Li’l-esef

لِلْأَسَفِ

Ona katılmadım

Lem uşârik fîhi

لَمْ أُشَارِكْ فِيهِ  

Sebebiyle, yüzünden

Bi sebebi

بِسَبَبِ

Anlaşmazlık

El-ihtilâf

الْاِخْتِلَاف

Üzerinde, -de, -da

Alâ

عَلَى

Maddi karşılık, ücret

El-ecru’l-maddiyy

الْأَجْرُ الْمَادِّيُّ