30 Ağustos 2014 Cumartesi

ARAPÇA DİNLEME ALIŞTIRMASI - 2 ( İstimâğ استماع )




Merhaba arkadaşlar

İki gün önce,  Arapça öğretmenlerinin sınıflarında dinleme alıştırması olarak kullanabilecekleri bir hikaye videosu yayınlamıştım:

Cemile’nin hikayesi 1. Bölüm:



Bugün yayınlayacağım hikaye, onun ikinci kısmı.

Cemile’nin hikayesi 2. Bölüm:



Hikayeden bazı kelimeleri çıkartın, yerlerine .....koyun. Videoyu, öğrencilere 2 kere sadece dinletin. İzletmeyin. Boşluklara eksik kelimeleri yazmalarını isteyin. Doğru cevapları aldıktan sonra videosunu izletin.


جَمِيلَة 


أَهْلًا بِكُمْ يَا أَعِزَّائِي فِي حَلْقَةٍ جَدِيدَةٍ مِنَ الْحَكَوَاتِي .

أنا أبو سَلِيم

وَ أَبْدَأُ بِرَمَضان كَرِيم .

 اَلْيَوْم أَرْوِي لَكُم الْجُزْءَ الثَّانِي مِنْ قِصَّةِ جَمِيلَة

هَلْ تَذْكُرُونَ كَيْفَ أَصْبَحَتْ حَقِيبَةُ سَالِمٍ قَدِيمَةً ؟

وَ طَلَبَ مِنْ أُمِّهِ حَقِيبَةً جَدِيدَةً ؟

وَ كَيْفَ حَزِنَتْ حَقِيبَتُهُ جَمِيلَة  ؟

أَخَذَتْهُ أُمُّهُ لِيَشْتَرِيَ حَقِيبَةً جَدِيدَةً مِنَ الْمَتْجَرِ

وَ بَدَأَ يَنْظُرُ وَ يُفَكِّرُ وَ يُفَكِّرُ

 أَيَّ لَوْنٍ أُرِيدُ؟

 إِخْتَارَ حَقِيبَةً لَوْنُهَا فِضِّيٌّ

تَلْمَعُ

 وَ أَصْبَحَ يَحْمِلُ حَقِيبَتَهُ الْجَدِيدَةَ  إِلَى الْمَدْرَسَةِ

 وَ يَقُولُ: اُنْظُرُوا إِلَى حَقِيبَتِي

اِسْمُهَا فِضَّة

وَ هِيَ تَلْمَعُ وَ جَمِيلَة تَسْمَعُ

أَحَسَّتْ أَنَّهَا لَمْ تَعُدْ جَدِيدَةً

وَضَعَتْهَا أُمُّهُ فِي زَاوِيَةِ الْغُرْفَةِ

 لَا تَرَى الشَّارِعَ  وَ لَا الْمَدْرَسَةَ وَلَا الْمَلْعَبَ

حَتَّى أَخَذَتْهَا أُمُّ سَالِمٍ فِي يَوْمٍ مِنَ الْأَيَّامِ إِلَى بَيْتِ الْجِيرَانِ

 لِأَنَّ جَارَتُهُمْ سَوْفَ تَتَبَرَّعُ بِالْأَشْيَاءِ الْقَدِيمَة إِلَى الْأَطْفَالِ الْفُقَرَاءِ

 أَخَذَتْهَا الْجَارَةُ وَ وَضَعَتْهَا فِي السَّيَّارَةِ

وَ حِينَ وَصَلُوا رَكَضَ صَبِيٌّ مِنْ آخِرِ الْغُرْفَةِ وَ قَالَ:

 هَذِهِ حَقِيبَةٌ جَمِيلَةٌ جِدًّا

 فَرِحَتْ جَمِيلَة جِدًّا

وَ عَرَفَتْ أَنَّهَا جَمِيلَةٌ فِي عُيُونِ هَذَا الصَّبِيِّ الْفَقِيرِ

لِأَنَّهُ يُقَدِّرُ كُلَّ شَيْءٍ كَبِيرٍ وَ صَغِيرٍ

هَذِهِ هِيَ قِصَّتُنَا لِلْيَوْمِ

اِنْتَظِرُونَا غَدًا لِتَسْمَعُوا قِصَّةً جَدِيدَةً

إِلَى اللِّقَاءِ وَ رَمَضَان كَرِيم



28 Ağustos 2014 Perşembe

ARAPÇA DİNLEME ALIŞTIRMASI ( İstimâğ استماع )



Merhaba arkadaşlar

Bugün Arapça öğretmenlerinin sınıflarında dinleme alıştırması olarak kullanabilecekleri bir hikaye videosu buldum. Metnini deşifre ettim, Türkçe’ye çevirdim. 

Hikayenin videosu aşağıdaki linkte:



Hikayeden bazı kelimeleri çıkartın, yerlerine .....koyun. Videoyu, öğrencilere 2 kere sadece dinletin. İzletmeyin. Boşluklara eksik kelimeleri yazmalarını isteyin. Doğru cevapları aldıktan sonra videosunu izletin.


جَمِيلَة  1

 أَهْلًا بِكُمْ يَا أَعِزَّائِي فِي حَلْقَةٍ جَدِيدَةٍ مِنَ الْحَكَوَاتِي . 2

أَبْدَأُ بِرَمَضان كَرِيم . 3

 اَلْيَوْم سَأَرْوِي لَكُم قِصَّةً جَمِيلَةً جِدًّا . 4

 قِصَّة جَميِلَة . 5

 كَانَ يَا مَا كَان فِي هَذَا الزَّمَان . 6

 صَبِيٌّ اِسْمُهُ سَالِمٌ . 7

 لِسَالِمٍ حَقِيبَةٌ جَمِيلَةٌ . 8

 اِسْمُهَا جَمِيلَة وَ دَوْمًا ثَقِيلَة .9

 لِمَاذَا ؟ لِأَنَّهَا تَحْمِلُ كُلَّ كُتُبِهِ .10

 فَهِيَ تَذْهَبُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ مَعَ سَالِمٍ فِي كُلِّ الْمَوَاسِم . 11

 سَمَّاهَا جَمِيلَة لِأَنَّ لَوْنَهَا أَزْرَقُ مِثْلَ لَوْنِ السَّمَاءِ .12

 وَ مَرْسُومٌ عَلَيْهَا سَيَّارَةٌ وَ لِلسَّيَّارَةِ عُيُونٌ كَبِيرَةٌ .13

 عِنْدَمَا يَذْهَبُ سَالِمٌ إِلَى الْمَدْرَسَةِ 14

  يَضَعُ سَالِمٌ جَمِيلَة عَلَى أَرْضِ الْمَلْعَبِ فَتَـتَّسِخُ15

 وَ تَغْسِلُهَا أُمُّهُ كُلَّ الْوَقْتِ .16

 فَبَدَأَ لَوْنُهَا الْأَزْرَقُ يَخْتَفِي . 17

 وَ أَصْبَحَتْ جَمِيلَة قَدِيمَةً وَ لَمْ يُعْطِهَا سَالِمٌ أَيَّ قِيمَةٍ يَحْمِلُهَا بِخَجَلٍ .18

 حَزِنَتْ جَمِيلَة . وَ أَحَسَّتْ بِأَنَّهَا لَمْ تَعُدْ مِثْلَ قَبْل .19

 قَالَ سَالِمٌ لِأُمِّهِ : أُرِيدُ حَقِيبَةً جَدِيدَةً .20

 هَلْ إِشْتَرَتْ أُمُّ سَالِمٍ حَقِيبَةً جَدِيدَةً لَهُ ؟  21


 إِنْتَظِرُونَا فِي حَلْقَةِ الْغَد حَتَّى نَكْتَشِفَ مَعًا . إِلَى اللِّقَاء وَ رَمَضَان كَرِيم 22


ARAPÇA ÇOCUK ŞARKISI: BEN PORTAKALIM




Bu şarkı fasih değil, ammicedir.

Şarkıyı dinlemek için tıklayın:




لالالا ولالا لالالاولالا


شُوفُونِي شُوفُونِي أَنَا الْبُرْتُـقَالَة

Şûfûnî şûfûnî ene’l-burtukâle

Bana bakın, bana bakın, ben portakalım



كَالْسِيُوم أَنَا عِنْدِي يَاللِي بِقَوِّي الْعِظَام

Kalsiyum ene indî yellî bievvi’l-izâm

Bende kalsiyum var, kemikleri kuvvetlendiren



شُو كَتِيرَة فَوَائِدِي بدَافِع عَنِ الْأَجْسَامِ

Şû ketîra fevâidî bedâfiğ ani’l-ecsâm

Ne çok faydam var, vücutları savunurum



أنَا الْبُرْتُقَالَة

Ene’l-burtukâle

Ben portakalım


لالالا ولالا لالالاولالا


شُوفُونِي شُوفُونِي أَنَا الْبُرْتُـقَالَة

Şûfûnî şûfûnî ene’l-burtukâle

Bana bakın, bana bakın, ben portakalım
  


عِنْدَك زُكَام خُذْ بُرْتُـقَالَة

İndek zukâm, huz burtukâle

Nezlen var, bir portakal al



تُخَفِّفِ الْآلَام  خُذْ بُرْتُـقَالَة

Tuhaffîfi’l-âlâm, huz burtukâle

Ağrıları hafifletir, bir portakal al



تَصِحُّ عَ التَّمَام خُذْ بُرْتُقَالَة

Tesihh a’t-tamâm, huz burtukâle

Tamamen iyileşirsin, bir portakal al




أنَا الْبُرْتُقَالَة

Ene’l-burtukâle

Ben portakalım




HAZAR EĞİTİM KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ SİNEMA GÜNLERİ




Geçenlerde can sıkıcı bir olay yaşadım. Geçen sene evimizin yakınındaki parka 4 adet ıhlamur fidanı dikmiştik. Yaz sıcaklarında bidon bidon su taşıyıp hayatta tutmaya çalıştık. Maalesef bir tanesi, çocuklar tarafından kırıldı. Geçen hafta parkta düzenleme çalışması başlatılmış. Parka mini buldozer sokulmuş. Ektiğimiz bir fidan kökünden sökülmüş. Adamlara sorduğumda: Biz yapmadık, dünkü işçiler yapmış, zaten buraya başka ağaçlar ekeceğiz gene, dediler. Bir fidanın ne zorluklarla büyüdüğünden habersizdiler. Bir bebeği öldürüp, nasılsa başkası doğar, demek gibi bir saçmalık.

Rica minnet fidanı başka yere ektirdim. Ama maalesef kökleri hasar gördüğü için kurudu. 4 fidandan geriye sadece bir adet kaldı. Bu olayın üstüne, ağaç kıyımı ile alakalı bir film seyrettim.

Arkadaşım kışın bir derneğin seminerlerine katılıyordu. Bu dernek, her hafta ücretsiz sinema günleri düzenliyormuş. Film bitince, konu hakkında seyirciler yorum yapıyorlar. Bugün (27 Ağustos 2014’de saat 18.00 da)  Yönetmenliğini Marshall Curry’nin yaptığı,  If a tree falls: a story of the earth liberation front (Eğer bir ağaç devrilirse: Yeryüzü Özgürlük Cephesi’nin hikayesi) adlı filmin gösterimine katıldım.

Amerika’da ağaç kesimine tepki olarak başlayan gösterilerin zamanla kundaklama olaylarına doğru gidişatını ve olayların hükümetçe terör kategorisine sokulmasını anlatan güzel bir belgeseldi. 

İnternette filmin İngilizce dublajlı, İtalyanca altyazılı olanını buldum. Belki Türkçe altyazılısı da vardır.




Filmin adını internette Arapça’ya şöyle çevirmişler:


إذَا سَقَطَتْ شَجَرَة: قِصّة لِجَبْهَةِ تَحْرِيرِ الْأَرْضِ

İzâ sakatat şecera: kıssa li cebheti tahrîri’l-ard

Eğer bir ağaç devrilirse: Yeryüzü Özgürlük Cephesi’nin hikayesi


Filmi seyrettiğimiz dernek binası Üsküdar’da.



Bina eskiden Fransız mektebi olarak kullanılıyormuş. Kazasker Şeyhülislam Feyzullah Efendi (1639 - 1703) tarafından satın alınmış. İlim ve sanat işlerinde kullanılması için vakıf olarak bağışlanmış. Dernek yetkilisinin söylediğine göre o zamandan beri kullanılmamış. 




Geçenlerde Üsküdar Belediyesi tarafından restore edilerek derneğe kiralanmış. Dernek de içerisini zevkle döşemiş.

 Alt katta iki adet konferans salonu, bir çocuk oyun odası, mutfak var. 





Üst katta idarecinin odası, kütüphane ve misafirler için şark köşesi var. 








Arka bahçede minik bir süs havuzu ve binaya ait şapel (ibadethane) var. Şapel de restore edilecekmiş. Dikkatli bakınca duvarda haç çizimi ve renkli süslemeler görülebiliyor.



Şapel:




Binanın dışı taş, içi ahşap





27 Ağustos 2014 Çarşamba

OTEL ODALARININ GÜVENLİĞİ





BBC nin yaptığı bir haberde ilginç bir bilgiye rastladım. Çeşitli otellerin yetkililerine otel güvenliğine ve temizliğine dair sorular sorulmuş.

Amerika’nın Kuzey Carolina eyaletinde, Beechmont Hotellerinin CEO’su Michael Forrest Jones:  

Otel odanızda kapıdaki gözetleme deliğine dikkat edin. Ters mercek olabilir. Sizi odanın dışından gözetleyebilirler. Eğer mercek hasarlı veya gevşekse başka oda isteyin. Mercek net görüşe sahip olmalı, bulanık olmamalıdır. Aksi durumda güvensizdir. İçine kamera yerleştirilmiş olabilir. Merceğin üzerine bir  kağıt yapıştırmanızı tavsiye ederim” demiş.

Bir tanıdığımın dediğine göre Nakşibendi tarikatının bir koluna mensup kişiler, asla otel odalarında kalmıyorlarmış. Tedbirleri yerindeymiş gerçekten.

İngilizce (magic eye) tabiri, kapının dışındaki kişinin içeriyi görmesini engelleyen merceğe verilen ad.

Arapça’ya da (kelimesi kelimesine) literal çevirisi yapılmış.

(اَلْعَيْنُ السِّحْرِيَّة el-aynu’s-sihriyye) , yani “sihirli göz”


Haberin başlığı:



اَلْعَيْنُ السِّحْرِيَّة يُمْكِنُ أَنْ تَكُونَ كَامِيرَا لِلتَّجَسُّسِ

El-aynu’s-sihriyye yumkinu en tekûne kâmîra li’t-tecessus

Kapı dürbünü, gizli kamera olabilir.



Kapı dürbünü

El-aynu’s-sihriyye

اَلْعَيْنُ السِّحْرِيَّة

Olabilir

Yumkinu en tekûne

يُمْكِنُ أَنْ تَكُونَ

Gizli kamera, casusluk kamerası

Kâmîrâ li’t-tecessus

كَامِيرَا لِلتَّجَسُّسِ


Haberin Arapça metni:



Haberin İngilizce metni: