|
هُمْ لَمْ يُوضِحُوا 3
(Hum lem yûdihû)
Onlar açıklamadılar
(erkek)
|
هُمَا لَمْ يُوضِحَا 2
(Humâ
lem yûdihâ)
O ikisi açıklamadı
(erkek)
|
هُوَ لَمْ يُوضِحْ 1
(Huve lem yûdih)
O açıklamadı
(erkek)
|
Gâib
(erkek)
|
|
هُنَّ لَمْ يُوضِحْنَ 6
(Hunne lem yûdihne)
Onlar açıklamadılar
(bayan)
|
هُمَا لَمْ تُوضِحَا 5
(Humâ
lem tûdihâ)
O ikisi açıklamadı
(bayan)
|
هِيَ لَمْ تُوضِحْ 4
(Hiye
lem tûdih)
O açıklamadı
(bayan)
|
Gâibe
(bayan)
|
|
أَنْتُمْ لَمْ تُوضِحُوا 9
(Entum
lem tûdihû)
Siz açıklamadınız
(erkek)
|
أَنْتُمَا لَمْ تُوضِحَا 8
(Entumâ
lem tûdihâ)
İkiniz açıklamadınız
(erkek)
|
أَنْتَ لَمْ تُوضِحْ 7
(Ente
lem tûdih)
Sen açıklamadın
(erkek)
|
Muhatab (erkek)
|
|
أَنْتُنَّ لَمْ تُوضِحْنَ 12
(Entunne
lem tûdihne)
Siz açıklamadınız
(bayan)
|
أَنْتُمَا لَمْ تُوضِحَا 11
(Entumâ
lem tûdihâ)
İkiniz açıklamadınız
(bayan)
|
أَنْتِ لَمْ تُوضِحِي 10
(Enti
lem tûdihî)
Sen açıklamadın
(bayan)
|
Muhataba (bayan)
|
|
نَحْنُ لَمْ نُوضِحْ 15
(Nahnu
lem nûdih)
Biz açıklamadık
|
نَحْنُ لَمْ نُوضِحْ 14
(Nahnu
lem nûdih)
İkimiz açıklamadık
|
أَنَا لَمْ أُوضِحْ 13
(Ene
lem ûdih)
Ben açıklamadım
|
Nefsi mütekellim
(cinsiyet
farkı yok)
|
Blogta 18.03.2026 tarihinde 3854 yayın var. This blog has 3854 posts at 18.03.2026
2 Ocak 2014 Perşembe
AÇIKLAMAK - AÇIKLADI evdaha أوْضَحَ fiilinin cahdı mutlak çekimi:
AÇIKLAMAK - AÇIKLADI evdaha أوْضَحَ fiilinin mazi (dili geçmiş zaman) olumsuz çekimi:
|
هُمْ مَا أَوْضَحُوا 3
(Hum mâ evdahû)
Onlar açıklamadılar
(erkek)
|
هُمَا مَا أَوْضَحَا 2
(Humâ mâ evdahâ)
O ikisi açıklamadı
(erkek)
|
هُوَ مَا أَوْضَحَ 1
(Huve mâ evdaha)
O açıklamadı
(erkek)
|
Gâib
(erkek)
|
|
هُنَّ مَا أَوْضَحْنَ 6
(Hunne mâ evdahne)
Onlar açıklamadılar
(bayan)
|
هُمَا مَا أَوْضَحَتَا 5
(Humâ mâ evdahatâ)
O ikisi açıklamadı
(bayan)
|
هِيَ مَا أَوْضَحَتْ 4
(Hiye mâ evdahat)
O açıklamadı
(bayan)
|
Gâibe
(bayan)
|
|
أَنْتُمْ مَا أَوْضَحْتُمْ 9
(Entum mâ evdahtum)
Siz açıklamadınız
(erkek)
|
أَنْتُمَا مَا أَوْضَحْتُمَا 8
(Entumâ mâ evdahtumâ)
İkiniz açıklamadınız
(erkek)
|
أَنْتَ مَا أَوْضَحْتَ 7
(Ente mâ evdahte)
Sen açıklamadın
(erkek)
|
Muhatab (erkek)
|
|
أَنْتُنَّ مَا أَوْضَحْتُـنَّ 12
(Entunne mâ evdahtunne)
Siz açıklamadınız
(bayan)
|
أَنْتُمَا مَا أَوْضَحْتُمَا 11
(Entumâ mâ evdahtumâ)
İkiniz açıklamadınız
(bayan)
|
أَنْتِ مَا أَوْضَحْتِ 10
(Enti mâ evdahti)
Sen açıklamadın
(bayan)
|
Muhataba (bayan)
|
|
نَحْنُ مَا أَوْضَحْنَا 15
(Nahnu mâ evdahnâ)
Biz açıklamadık
|
نَحْنُ مَا أَوْضَحْنَا 14
(Nahnu mâ evdahnâ)
İkimiz açıklamadık
|
أَنَا مَا أَوْضَحْتُ 13
(Ene mâ evdahtu)
Ben açıklamadım
|
Nefsi mütekellim
(cinsiyet farkı yok)
|
AÇIKLAMAK - AÇIKLADI evdaha أوْضَحَ fiilinin mazi (dili geçmiş zaman) olumlu çekimi:
|
هُمْ أَوْضَحُوا 3
(Hum evdahû)
Onlar açıkladılar
(erkek)
|
هُمَا أَوْضَحَا 2
(Humâ evdahâ)
O ikisi açıkladı
(erkek)
|
هُوَ أَوْضَحَ 1
(Huve evdaha)
O açıkladı
(erkek)
|
Gâib
(erkek)
|
|
هُنَّ أَوْضَحْنَ 6
(Hunne evdahne)
Onlar açıkladılar
(bayan)
|
هُمَا أَوْضَحَتَا 5
(Humâ evdahatâ)
O ikisi açıkladı
(bayan)
|
هِيَ أَوْضَحَتْ 4
(Hiye evdahat)
O açıkladı
(bayan)
|
Gâibe
(bayan)
|
|
أَنْتُمْ أَوْضَحْتُمْ 9
(Entum evdahtum)
Siz açıkladınız
(erkek)
|
أَنْتُمَا أَوْضَحْتُمَا 8
(Entumâ evdahtumâ)
İkiniz açıkladınız
(erkek)
|
أَنْتَ أَوْضَحْتَ 7
(Ente evdahte)
Sen açıkladın
(erkek)
|
Muhatab
(erkek)
|
|
أَنْتُنَّ أَوْضَحْتُـنَّ 12
(Entunne evdahtunne)
Siz açıkladınız
(bayan)
|
أَنْتُمَا أَوْضَحْتُمَا 11
(Entumâ evdahtumâ)
İkiniz açıkladınız
(bayan)
|
أَنْتِ أَوْضَحْتِ 10
(Enti evdahti)
Sen açıkladın
(bayan)
|
Muhataba (bayan)
|
|
نَحْنُ أَوْضَحْنَا 15
(Nahnu evdahnâ)
Biz açıkladık
|
نَحْنُ أَوْضَحْنَا 14
(Nahnu evdahnâ)
İkimiz açıkladık
|
أَنَا أَوْضَحْتُ 13
(Ene evdahtu)
Ben açıkladım
|
Nefsi mütekellim
(cinsiyet farkı yok)
|
1 Ocak 2014 Çarşamba
DUYGULARINI BASTIRMAK - HİSLERİNE ENGEL OLMAK
Aşağıdaki linkte okuyacağınız haberde bir İngiliz’den bahsediliyor.
Erkek iken, ameliyatla cinsiyet değiştiren ve bayan
olan Lucy Vallender, daha sonra bir müslümanla evlenerek müslüman olmuş.
Haberin detayında, kişi ameliyat olmadan evvel uzun süre duygularını bastırmaya çalıştığını ama başarılı olamayıp
ameliyata karar verdiğini anlatıyor.
|
لَكِنَّنِي قَمَعْتُ
مَشَاعِرِي
|
|
Lâkinnenî
kamağtu meşâirî
|
|
Ama
ben hislerimi bastırdım.
|
|
Ama
ben
|
Lâkinnenî
|
لَكِنَّنِي
|
|
Kontrol
altına aldı, zaptetti, hakim oldu, engel oldu
|
Kama’a
|
قَمَعَ
|
|
Kontrol
altına aldım, zaptettim, hakim oldum, engelledim
|
Kamağtu
|
قَمَعْتُ
|
|
Hisler
|
Meşâir
|
مَشَاعِر
|
|
Hislerim
|
Meşâirî
|
مَشَاعِرِي
|
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)