1 Nisan 2013 Pazartesi

TERCİH ETMEK – TERCİH ETTİ faddale فَضَّلَ fiilinin cahdı mutlak çekimi:



 

هُمْ لَمْ يُـفَضِّلُوا 3
(Hum lem yufaddilû)

Onlar tercih etmediler (erkek)


هُمَا لَمْ يُـفَضِّلَا 2
(Humâ lem yufaddilâ)

O ikisi tercih etmedi (erkek)

هُوَ لَمْ يُـفَضِّلْ 1
(Huve lem yufaddil)

O tercih etmedi (erkek)

هُنَّ لَمْ يُـفَضِّلْنَ 6
(Hunne lem yufaddilne)

Onlar tercih etmediler (bayan)


هُمَا لَمْ تُـفَضِّلَا 5
(Humâ lem tufaddilâ)

O ikisi tercih etmedi (bayan)

هِيَ لَمْ تُـفَضِّلْ 4
(Hiye lem tufaddil)

O tercih etmedi (bayan)

أَنْتُمْ لَمْ تُـفَضِّلُوا 9
(Entum lem tufaddilû)

Siz tercih etmediniz (erkek)


أَنْتُمَا لَمْ تُـفَضِّلَا 8
(Entumâ lem tufaddilâ)

İkiniz tercih etmediniz (erkek)

أَنْتَ لَمْ تُـفَضِّلْ 7
(Ente lem tufaddil)

Sen tercih etmedin (erkek)

أَنْتُنَّ لَمْ تُـفَضِّلْنَ 12
(Entunne lem tufaddilne)

Siz tercih etmediniz (bayan)


أَنْتُمَا لَمْ تُـفَضِّلَا 11
(Entumâ lem tufaddilâ)

İkiniz tercih etmediniz (bayan)

أَنْتِ لَمْ تُـفَضِّلِي 10
(Enti lem tufaddilî)

Sen tercih etmedin (bayan)

نَحْنُ لَمْ نُـفَضِّلْ 15
(Nahnu lem nufaddil)

Biz tercih etmedik


نَحْنُ لَمْ نُـفَضِّلْ 14
(Nahnu lem nufaddil)

İkimiz tercih etmedik

أَنَا لَمْ أُفَضِّلْ 13
(Ene lem ufaddil)

Ben tercih etmedim



TERCİH ETMEK – TERCİH ETTİ faddale فَضَّلَ fiilinin mazi (dili geçmiş zaman) olumsuz çekimi:



 

هُمْ مَا فَضَّلُوا 3
(Hum mâ faddalû)

Onlar tercih etmediler (erkek)


هُمَا مَا فَضَّلَا 2
(Humâ mâ faddalâ)

O ikisi tercih etmedi (erkek)

هُوَ مَا  فَضَّلَ 1
(Huve mâ faddale)

O tercih etmedi (erkek)

هُنَّ مَا فَضَّلْنَ 6
(Hunne mâ faddalne)

Onlar tercih etmediler (bayan)


هُمَا مَا فَضَّلَتَا 5
(Humâ mâ faddaletâ)

O ikisi tercih etmedi (bayan)

هِيَ مَا فَضَّلَتْ 4
(Hiye mâ faddalet)

O tercih etmedi (bayan)

أَنْتُمْ مَا فَضَّلْتُمْ 9
(Entum mâ faddaltum)

Siz tercih etmediniz (erkek)


أَنْتُمَا مَا فَضَّلْتُمَا 8
(Entumâ mâ faddaltumâ)

İkiniz tercih etmediniz (erkek)

أَنْتَ مَا فَضَّلْتَ 7
(Ente mâ faddalte)

Sen tercih etmedin (erkek)

أَنْتُنَّ مَا فَضَّلْتُـنَّ 12
(Entunne mâ faddaltunne)

Siz tercih etmediniz (bayan)


أَنْتُمَا مَا فَضَّلْتُمَا 11
(Entumâ mâ faddaltumâ)

İkiniz tercih etmediniz (bayan)

أَنْتِ مَا فَضَّلْتِ 10
(Enti mâ faddalti)

Sen tercih etmedin (bayan)

نَحْنُ مَا فَضَّلْنَا 15
(Nahnu mâ faddalnâ)

Biz tercih etmedik


نَحْنُ مَا فَضَّلْنَا 14
(Nahnu mâ faddalnâ)

İkimiz tercih etmedik

أَنَا مَا فَضَّلْتُ 13
(Ene mâ faddaltu)

Ben tercih etmedim



TERCİH ETMEK – TERCİH ETTİ faddale فَضَّلَ fiilinin mazi (dili geçmiş zaman) olumlu çekimi:



 

هُمْ فَضَّلُوا 3
(Hum faddalû)

Onlar tercih ettiler (erkek)


هُمَا فَضَّلَا 2
(Humâ faddalâ)

O ikisi tercih etti (erkek)

هُوَ فَضَّلَ 1
(Huve faddale)

O tercih etti (erkek)



Gâib
(erkek)

هُنَّ فَضَّلْنَ 6
(Hunne faddalne)

Onlar tercih ettiler (bayan)


هُمَا فَضَّلَتَا 5
(Humâ faddaletâ)

O ikisi tercih etti (bayan)

هِيَ فَضَّلَتْ 4
(Hiye faddalet)

O tercih etti (bayan)



Gâibe
 (bayan)

أَنْتُمْ فَضَّلْتُمْ 9
(Entum faddaltum)

Siz tercih ettiniz (erkek)


أَنْتُمَا فَضَّلْتُمَا 8
(Entumâ faddaltumâ)

İkiniz tercih ettiniz (erkek)

أَنْتَ فَضَّلْتَ 7
(Ente faddalte)

Sen tercih ettin (erkek)



Muhatab (erkek)

أَنْتُنَّ فَضَّلْتُـنَّ 12
(Entunne faddaltunne)

Siz tercih ettiniz (bayan)


أَنْتُمَا فَضَّلْتُمَا 11
(Entumâ faddaltumâ)

İkiniz tercih ettiniz (bayan)

أَنْتِ فَضَّلْتِ 10
(Enti faddalti)

Sen tercih ettin (bayan)



Muhataba (bayan)

نَحْنُ فَضَّلْنَا 15
(Nahnu faddalnâ)

Biz tercih ettik


نَحْنُ فَضَّلْنَا 14
(Nahnu faddalnâ)

İkimiz tercih ettik

أَنَا فَضَّلْتُ 13
(Ene faddaltu)

Ben tercih ettim


Nefsi mütekellim
(cinsiyet farkı yok)



SAMANLIKTA İĞNE ARAMAK



Aşağıda linkini verdiğim çizgi filmdeki kahraman, anahtarını kaybediyor. Bulmasının zor olacağını düşünüp: “Ama bu iş, saman yığınında iğne aramak gibi olacak” diyor.

İfade, videonun 5. dakika, 35. saniyesinde geçiyor:

Türkçe’deki deyimde “saman yığını” demiyoruz, “samanlıkta” diyoruz.

Arapça deyimde ise (كُومَة kûme: yığın, küme) kelimesi var.




وَلَكِنْ  سَيَكُونُ  الْأَمْرُ  كَالْبَحْثِ  عَنْ  إِبْرَةٍ   فِي  كُومَةِ   قَـشٍّ .

Velakin seyekûnu’l-emru ke’l-bahsi an ibratin fî kûmeti kaşş

Ama (bu) iş, saman yığınında (samanlıkta) iğne aramak gibi olacak.




Ama, velakin

Velâkin

وَلَكِنْ              

Olacak

Seyekûnu

سَيَكُونُ

İş

El-emr

الْأَمْرُ

Gibi

Ke

كَ

..-yı aramak

El-bahs an

الْبَحْثُ  عَنْ

İğne

İbra

إِبْرَة

-de, -da, ..içinde


فِي

Yığın, küme, öbek

Kûme

كُومَة

Saman, çerçöp
Kaşş

قَـشّ